#Gastronomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#Gastronomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mayıs 2026 Cumartesi

Anneler Günü’nde Gastronomi ve Emek Buluştu-Yılmaz Parlar

  

Sancaktepe’de Şeflerden Anlamlı Organizasyon

Anneler Günü; sevginin, fedakârlığın, emeğin ve karşılıksız özverinin en anlamlı şekilde hatırlandığı özel günlerden biri olarak bir kez daha gönüllerde yer etti.

9 Mayıs 2026 Cumartesi günü Sancaktepe’de düzenlenen anlamlı etkinlikte, annelerin toplumdaki kutsal yeri kadar üretimde, girişimcilikte ve gastronomide üstlendikleri büyük rol de güçlü mesajlarla vurgulandı.

Duygu dolu anların yaşandığı organizasyon, birlik ve dayanışmanın en güzel örneklerinden biri oldu.

Uluslararası ödüllü şeflerden Komite Başkanı Hülya Bektaş öncülüğünde, ödüllü şef Kerem Çolban koordinatörlüğünde gerçekleştirilen Anneler Günü Gastronomi Etkinliği, Sancaktepe Belediyesi’nin iş birliğiyle belediyeye ait tesiste büyük bir coşku ile düzenlendi.

Organizasyonun sunuculuğunu Beyaz TV’nin sevilen ekran yüzü Özlem Acar üstlenirken, etkinlik gastronomi camiasının önemli isimlerini bir araya getirdi.

Etkinliğe ünlü şeflerden danışman Ali Demir katkılarıyla destek verirken, Komite Başkan Yardımcısı Tülay Pehlivan, İçerik Danışmanı Ilgın Ece Halaçlı ve yardımcısı Canan Ertek başta olmak üzere çok sayıda değerli şef organizasyona emek verdi.

Katılımcılar tarafından büyük ilgi gören etkinlikte hem yarışmalar düzenlendi hem de annelerin üretkenliği ve mutfak kültüründeki önemi ön plana çıkarıldı.

Komite Başkanı Hülya Bektaş yaptığı açılış konuşmasında annelerin toplumun temel direği olduğunu vurgulayarak şu mesajları verdi:

“Anne sevgisi sadece bir evladı büyütmek değil, aynı zamanda kültürü, gelenekleri ve toplumsal değerleri yaşatmaktır. Türk mutfağının nesilden nesile aktarılmasında annelerimizin emeği paha biçilemezdir. Bugün burada sadece bir etkinlik gerçekleştirmiyoruz; aynı zamanda kadın emeğini, üretimini ve annelerin topluma kattığı değeri onurlandırıyoruz.”

“Gastronomi artık yalnızca yemek yapmak değil; kültür, ekonomi, turizm ve girişimcilik anlamına geliyor. Özellikle kadınlarımızın ve annelerimizin bu alanda daha fazla yer alması, kendi markalarını oluşturması ve üretime katılması ülkemiz adına çok kıymetlidir. Kadının emeği mutfakta başladığında, toplumun geleceği de güçlenir.”

Gastronominin Önemi

Gastronomi; yalnızca damak tadı değil, kültürlerin hafızası, şehirlerin kimliği ve toplumların ortak mirasıdır.

Bir ülkenin mutfağı, onun tarihini, coğrafyasını ve yaşam biçimini dünyaya anlatan en güçlü değerlerden biridir. Bu nedenle gastronomi, turizmden ekonomiye, sosyal kalkınmadan kültürel diplomasiye kadar pek çok alanda stratejik önem taşımaktadır.

Özellikle annelerin mutfak kültürünü yaşatan temel taşıyıcılar olması, gastronominin gelecek nesillere aktarılmasında büyük rol oynamaktadır.

Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen yarışmada büyük heyecan yaşandı. Yarışmanın birincisi, Gümüşhaneli bir annenin hazırladığı Mardin yöresine ait “Kalbur Dolması” yemeği oldu.

Farklı kültürlerin aynı sofrada buluştuğu yarışma, Anadolu mutfağının zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Program boyunca çok sayıda plaket, madalya ve teşekkür belgeleri verilerek katılımcılar teşvik edildi. Gastronomi alanına katkı sunan şeflere özel olarak şef bıçakları takdim edilmesi ise organizasyona ayrı bir anlam kattı.

Komite Başkanı Hülya Bektaş’ın liderliği, organizasyondaki enerjisi ve kapsayıcı yaklaşımı etkinliğin başarısında büyük rol oynadı. Katılımcılar tarafından takdirle karşılanan Bektaş, gastronomi alanında kadınların daha görünür olması adına ortaya koyduğu vizyonla dikkat çekti.

Koordinatör Şef Kerem Çolban ise etkinlik sürecindeki disiplinli çalışması, organizasyon becerisi ve sahadaki aktif gayretleriyle programın kusursuz ilerlemesinde önemli katkı sağladı. Misafirlerin memnuniyetinden yarışma düzenine kadar her detayla yakından ilgilenen Çolban’ın emeği katılımcılar tarafından da takdir edildi.

Ünlü şeflerden danışman Ali Demir de etkinlik boyunca jüri süreçlerine ve organizasyon akışına verdiği destekle önemli katkılar sundu.

Gastronomi alanındaki deneyimini paylaşan Demir, özellikle yarışmacı annelere moral veren yaklaşımıyla dikkat çekti.

Jüri üyeleri yarışmalar boyunca titiz değerlendirmeleriyle hem lezzeti hem sunumu hem de kültürel özgünlüğü ön planda tuttu.

Yarışmacıların emeklerine saygılı ve teşvik edici yaklaşım sergileyen jüri, etkinliğin profesyonel seviyede gerçekleşmesine katkı sundu.

Sancaktepe’de gerçekleşen bu anlamlı organizasyon, Anneler Günü’nün manevi değerini gastronomi kültürüyle buluştururken, annelerin üretimdeki gücünü bir kez daha ortaya koydu. Etkinlik sonunda katılımcılar hem unutulmaz anılarla hem de birlik ve dayanışma duygusuyla programdan ayrıldı.

yilmazparlar@yahoo.com

Mothers’ Day Event Brought Gastronomy and Dedication Together in Sancaktepe

Meaningful Organization by Award-Winning Chefs

Mother’s Day once again became one of the most meaningful occasions symbolizing love, sacrifice, dedication, and unconditional devotion. On Saturday, May 9, 2026, a special event held in Sancaktepe highlighted not only the sacred place of mothers in society, but also their significant role in production, entrepreneurship, and gastronomy. The emotional gathering became a remarkable example of unity and solidarity.

The Mother’s Day Gastronomy Event was organized in cooperation with Sancaktepe Municipality at one of the municipality’s facilities under the leadership of internationally award-winning chef and Committee President Hülya Bektaş, while award-winning chef Kerem Çolban served as the coordinator of the program. The event was hosted by Beyaz TV presenter Özlem Acar and brought together distinguished names from the gastronomy world.

The organization was supported by renowned chef consultant Ali Demir, while Vice President of the Committee Tülay Pehlivan, Content Advisor Ilgın Ece Halaçlı, her assistant Canan Ertek, and many respected chefs contributed greatly to the success of the event.

In her opening speech, Committee President Hülya Bektaş emphasized the importance of mothers in preserving culture and culinary traditions:

“Motherhood is not only about raising children, but also about preserving traditions, culture, and social values. Mothers play an invaluable role in carrying Turkish cuisine from one generation to another. Today, we are not only organizing an event, but also honoring women’s labor, productivity, and the value mothers bring to society.”

“Gastronomy today is not only about cooking; it represents culture, economy, tourism, and entrepreneurship. It is extremely valuable for women and mothers to become more active in this field, create their own brands, and contribute to production. When women’s labor begins in the kitchen, the future of society becomes stronger.”

The Importance of Gastronomy

Gastronomy is not merely about taste; it is the memory of cultures, the identity of cities, and the shared heritage of societies. A country’s cuisine reflects its history, geography, and lifestyle to the world. Therefore, gastronomy holds strategic importance in tourism, economy, social development, and cultural diplomacy. Mothers, as the main guardians of culinary traditions, play a major role in passing gastronomy on to future generations.

One of the most exciting moments of the event was the culinary competition. The first-place winner was a mother originally from Gümüşhane, who impressed the jury with the traditional Mardin dish “Kalbur Dolması.” The competition once again showcased the richness and diversity of Anatolian cuisine.

Throughout the program, many plaques, medals, and certificates of appreciation were presented to encourage participants. Special chef knives were also awarded to chefs who contributed significantly to the gastronomy field, adding prestige and meaning to the event.

Committee President Hülya Bektaş received great appreciation for her leadership, energy, and visionary approach that promoted women’s visibility in gastronomy. Coordinator Chef Kerem Çolban also played a vital role in the flawless execution of the event through his discipline, organizational skills, and dedicated efforts throughout the program.

Renowned chef consultant Ali Demir contributed significantly to both the organization and jury process by sharing his experience and motivating the participating mothers with his supportive attitude.

The jury members carried out meticulous evaluations by considering taste, presentation, and cultural authenticity. Their encouraging and professional approach elevated the prestige and quality of the event.

This meaningful organization in Sancaktepe successfully combined the spiritual value of Mother’s Day with the richness of gastronomy culture, once again demonstrating the productive power of mothers in society. Participants left the event with unforgettable memories and a strong sense of unity and solidarity.

yilmazparlar@yahoo.com

4 Nisan 2026 Cumartesi

Çek Şarapçılığının Zarafeti İstanbul’da-Yılmaz Parlar

  Çek Şarapçılığının Zarafeti İstanbul’da

Volarik Şarapları Görkemli Lansmanla Tanıtıldı

İstanbul’da Bir İlk, Czech Wine Challenge ile Çek ve Moravya Rüzgârı

Çek Cumhuriyeti’nin köklü şarap kültürü, İstanbul’da düzenlenen prestijli bir lansmanla şarap tutkunlarıyla buluştu. Vinařství Volařík Mikulov firmasına ait Volarik şaraplarının tanıtımı, 3 Nisan 2026 Cuma akşamı Caddebostan’daki Catch Restaurant ev sahipliğinde ve Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu himayelerinde gerçekleştirildi.



Gecede, İstanbul’da ilk kez düzenlenen Czech Wine Challenge etkinliği kapsamında Çek ve Moravya şarapları davetlilere sunuldu.

Başkonsolos Olga Hajflerová’dan Anlamlı Açılış Konuşması
Gecenin açılış konuşmasını Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerová yaptı. Konuşma, Siyasi İşler ve Basın Sorumlusu Tolga Çevik tarafından Türkçeye çevrildi.

Hajflerová konuşmasında, Çek ve Moravya şarapçılığının 9. yüzyıla uzanan köklü geçmişine vurgu yaparak, bu zengin mirası İstanbul’da tanıtmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti.

Ayrıca davetlilere sunulan şarapların, 1794’ten bu yana üretim yapan Květná cam atölyesinde el işçiliğiyle hazırlanan özel kadehlerde servis edilmesi geceye ayrı bir zarafet kattı.



Volarik Şaraphanesi

Gelenekten Geleceğe Uzanan Bir Başarı Hikayesi
Mikulov bölgesinin önemli üreticilerinden Vinařství Volařík, kökleri II. Dünya Savaşı dönemine uzanan bir aile geleneğini temsil ediyor. Markanın modern yolculuğu ise 2007 yılında, kurucu Mühendis Miroslav Volařík ile başladı.

Toplam 80 hektarlık bağ alanına sahip olan şaraphane, bunun 4,2 hektarında organik üretim gerçekleştiriyor. Özellikle beyaz şaraplarıyla öne çıkan marka; terroir (toprak karakteri) odaklı üretim anlayışıyla dikkat çekiyor.



Kotelna, Zelezna, Orechova Hora, Vestonsko ve Purmice gibi özel bağlardan elde edilen şaraplar; aroma, denge ve karakter açısından uluslararası arenada önemli başarılar elde etmiş durumda.

Şaraphane; “Yılın Şarap Üreticisi”, “Şarap Kralı” ve “Valtice Şarap Pazarı Şampiyonu” gibi prestijli ödüllerle kalitesini kanıtladı.



Bağlardan Sofralara

Seçkin Üzüm Çeşitleri
Volarik’in üretiminde öne çıkan başlıca üzüm çeşitleri arasında:
Welschriesling, Riesling, Grüner Veltliner ve Pálava yer alıyor.



Bunun yanı sıra Chardonnay, Sauvignon, Merlot, Pinot Blanc, Gewürztraminer ve Blaufrankisch gibi geniş bir yelpazede üretim yapılması, markanın çeşitlilikteki gücünü ortaya koyuyor.



Diplomasi ve Lezzetin Buluştuğu Gece

Gece boyunca Başkonsolos Yardımcısı Rene Danek, asistan Jakub Dluhosch ve Tolga Çevik’in konuklarla birebir ilgilenmesi, etkinliğe samimi ve sıcak bir atmosfer kazandırdı.

Etkinlikte toplam 11 farklı şarap tadımı gerçekleştirilirken, davetlilere diledikleri şişeyi deneyimleme imkânı sunuldu.



Radana Stahalova Volarik Şaraplarının Sırrını Anlattı

Vinařství Volařík’in Mühendisi ve İhracat Müdürü Radana Stahalova ile gerçekleştirdiğimiz özel söyleşide, markanın üretim felsefesi ve üzüm çeşitliliği hakkında çarpıcı bilgiler paylaşıldı.

Stahalova, Volarik şaraphanesinin temel yaklaşımının “terroir odaklı üretim” olduğunu vurgulayarak, her bağın kendine özgü karakterini şaraplara yansıtmayı hedeflediklerini belirtti. Özellikle Moravya bölgesinin mikroklima avantajlarının, üzümlerin aromatik zenginliğini doğrudan etkilediğini ifade etti.

Stahalova, “Biz sadece şarap üretmiyoruz; her şişede toprağın hikâyesini, iklimin etkisini ve insan emeğini sunuyoruz” sözleriyle Volarik markasının ruhunu özetledi.

Kültür, Gelenek ve Lezzetin Kutlaması
Bu özel lansman, yalnızca bir şarap tanıtımı olmanın ötesine geçerek; Çek kültürü, tarih ve zanaatkârlığın modern yorumuyla İstanbul’da hayat bulduğu bir buluşma olarak hafızalara kazındı.

Gece, geçmiş ile geleceği birleştiren Çek ve Moravya şaraplarının onuruna kaldırılan kadehlerle son buldu.

yilmazparlar@yahoo.com

The Elegance of Czech Winemaking in Istanbul

Volarik Wines Introduced with a Grand Launch

A First in Istanbul: Czech and Moravian Breeze with Czech Wine Challenge

The rich wine culture of the Czech Republic met wine enthusiasts at a prestigious launch event held in Istanbul. Volarik wines from Vinařství Volařík Mikulov were introduced on the evening of Friday, April 3, 2026, hosted by Catch Restaurant in Caddebostan under the auspices of the Consulate General of the Czech Republic in Istanbul.

During the event, Czech and Moravian wines were presented to guests במסגרת the Czech Wine Challenge, organized for the first time in Istanbul.

A Meaningful Opening Speech by Consul General Olga Hajflerová

The opening speech of the evening was delivered by Olga Hajflerová, Consul General of the Czech Republic in Istanbul. The speech was translated into Turkish by Tolga Çevik, Head of Political Affairs and Press.

In her speech, Hajflerová emphasized the deep-rooted history of Czech and Moravian winemaking dating back to the 9th century, expressing pride in introducing this rich heritage to Istanbul.

Additionally, the wines served to guests in specially handcrafted glasses produced by the Květná glass workshop, with a history dating back to 1794, added an extra touch of elegance to the evening.

Volarik Winery
A Success Story from Tradition to the Future
Vinařství Volařík, one of the key producers of the Mikulov region, represents a family tradition rooted in the World War II era. The brand’s modern journey began in 2007 under the leadership of its founder, Engineer Miroslav Volařík.

With a total vineyard area of 80 hectares, 4.2 hectares of which are dedicated to organic production, the winery stands out particularly for its white wines and its terroir-focused production philosophy.

Wines produced from prestigious vineyards such as Kotelna, Zelezna, Orechova Hora, Vestonsko, and Purmice have achieved significant international success in terms of aroma, balance, and character.

The winery has proven its quality with prestigious awards such as “Winemaker of the Year,” “Wine King,” and “Valtice Wine Market Champion.”

From Vineyards to Tables
Distinguished Grape Varieties

Among the primary grape varieties used in Volarik’s production are:
Welschriesling, Riesling, Grüner Veltliner, and Pálava.

In addition, the production of a wide range of varieties such as Chardonnay, Sauvignon, Merlot, Pinot Blanc, Gewürztraminer, and Blaufrankisch highlights the brand’s diversity and strength.

A Night Where Diplomacy Meets Taste

Throughout the evening, Deputy Consul General Rene Danek, assistant Jakub Dluhosch, and Tolga Çevik personally engaged with guests, creating a warm and friendly atmosphere.

A total of 11 different wines were presented during the event, offering guests the opportunity to experience a wide range of flavors and choose their preferred bottles.

Radana Stahalova Reveals the Secret of Volarik Wines

In our exclusive interview with Radana Stahalova, Engineer and Export Manager of Vinařství Volařík, striking insights were shared about the brand’s production philosophy and grape diversity.

Stahalova emphasized that the core approach of the Volarik winery is “terroir-driven production,” aiming to reflect the unique character of each vineyard in every wine. She noted that the microclimate advantages of the Moravian region directly influence the aromatic richness of the grapes.

Summarizing the spirit of the brand, Stahalova stated:
“We do not just produce wine; in every bottle, we present the story of the soil, the impact of the climate, and human craftsmanship.”

A Celebration of Culture, Tradition, and Taste
This special launch went beyond being a wine introduction event, becoming a memorable gathering where Czech culture, history, and craftsmanship came to life in Istanbul through a modern interpretation.

The night concluded with glasses raised in honor of Czech and Moravian wines, symbolizing the connection between past, present, and future.

yilmazparlar@yahoo.com